Bugün çok garip bir şey oldu.
Betül'ü ne zamandır Hayal Fırın'a götürmek istiyordum. Dün nihayet kendimizi ayarlayıp gidebildik. Burcu ve Hale'yle Betl'ü tanıştırıyordum. O esnada Hale "Sen bugün ne kadar da şıksın ya! Çantan nereden?" demesin mi? Biz tabii Betül'le göz göze gelip makaraları koyuverdik. Hale'yle Burcu neye uğradığını şaşırdı. :) Sonra durumu açıkladık tabii. Daha ben satma fikrini gündeme getirmeden Hale atladı: "Senin çantaları burada bir köşede satsak ya? Komisyon filan istemeyiz merak etme." demesin mi? Nasıl sevindim anlatamam.
Sonra Betül'le birkaç saat daha oturup yeni tasarımlarım üstüne konuştuk. :) Hem atık malzemeleri değerlendirebileceğimiz hem de şık görünecek bir şeyler düşündük. Aklıma atık kumaşlarla kırkyama benzeri bir şeyler yapmak geldi. Bu fikre hepsi bayıldı.
Bu aralar bir de Düğümlere Üfleyen kadınlar'ı okuyorum. Betül de benden görüp merak etti. O da okuyunca üstüne konuşacağız.
Bazen gerçekten de biz kadınlar ne kadar güçlüyüz diye düşünüyorum. Bu kadar güçlü olduğumuz için belki cadı denip yakmışlar bizi.
Bazen aklıma taa geçen sene Blogcu Anne'Nin bloğunda okuduğum bir yazı geliyor. Dışarıda çalışmakla evde çalışmanın çok da farklı olmadığı kadının her türlü sorumluluunun fazla olduğu üzerine.
Sahiden de öyle. Bazen evi bırakı gidesim geliyor. Bakalım bizim üç beyfemdi kendi başlarına kaç gün evi devirmeden yaşayabilecekler?
Neyse, yine feminist damarım tuttu. :) Kendim için bir şeyler yapıyor olmak çok güzel.



.jpg)


